Hakkımda
|
|
YAŞAMA HAYATA DAİR....
|
Kategorilerim
|
|
|
Bağlantılarım
|
|
|
Zıyaretcılerım
|
|
Haberler
|
|
Reklamlar
|
|
|
Eglence
|
|
|
Yazın 6 Adımda Kalp Krizinden Korunun
Kızgın kumlardan serin sulara atlamayın!Havaların ısınması ile birlikte denize girme gibi su sporları da ön plana çıkmaktadır. Türkiye’de Karadeniz, Ege ve Marmara Denizi’nin su sıcaklığı, Akdeniz’den çok daha düşüktür. Kişi, sıcak bir havada serinlemek için soğuk bir suya özellikle birden girerse, o zaman kalbi besleyen damarlarda spazm yaşanabilir. Çünkü soğuğun, kalp damarlarına spazm yapma etkisi vardır. Bu durum bir kalp krizi ile birlikte kişinin kaybedilmesine neden olabilir. O nedenle özellikle bilinen kalp damar hastalığı olanların hem çok rüzgarlı havalarda dışarı çıkmamalarını, hem de su sıcaklığının makul olmadığı durumlarda denize ya da havuza girmemelerini öneriyoruz. Yazın su ve tuz kaybına dikkat edin!Sıcak ortamın en önemli özelliklerinden biri kişinin hem su hem de tuz kaybı yaşamasıdır. Özellikle risk altında olan kişiler tansiyon düşürücü ilaç alanlar ve kalp hastalığı olanlardır. Bu hastalar eğer sıcak ortamlarda çok fazla terle sıvı ve tuz kaybederler, bunu da yerine koymazlarsa, damar yatağında sıvı azalacağından tansiyondaki düşme, hayatı tehdit edecek boyuta gelebilir. Yine kanda potasyum ve magnezyumun düşmesi, hayatı tehdit edebilecek çarpıntıların ve ritim bozukluklarının oluşumuna sebep olabilir. Bu nedenle özellikle sıcak ortamda güneşin altında çok fazla bulunulmasını istemiyoruz. Yazın güneş altında bulunan ve yaz aylarında spor yapan kişilerin yeterli miktarda sıvı almaları ve vücuttaki tuz dengesini de gözetmeleri çok önemlidir. Kişinin günde ortalama 2 litre su içmesini öneriyor ve bunun yaz aylarında 3 litreye çıkarılmasını istiyoruz. Tuz seviyesini kontrol etmek için potasyum ve magnezyumdan zengin gıdaların alınması gereklidir. Koyu yeşil yapraklı sebzeler, muz, kayısı, patates ve üzüm gibi gıdaların tüketilmesi iyi olur. Ancak şeker hastalarının şeker derecesi yüksek gıdaları tüketirken dikkat etmesi çok önemlidir. Yazın tansiyon değerlerinde de yükselmeler ve düşmeler meydana gelebileceğinden, yeterli miktarda sıvı almaya dikkat etmek ve tansiyonu düzenli şekilde ölçtürmek gerekmektedir. Egzersizi Sabah Ya Da Akşam YapınZaman zaman egzersiz sırasında meydana gelen beklenmedik kayıplar gündeme gelmektedir. Özellikle yaz aylarında egzersizin zamanlamasına da dikkat etmek gerekir. Egzersiz sabah erken saatlerde ya da akşam geç saatlerde güneşin ısıtmadığı bir ortamda yapılmalıdır. Bir alternatif de çok sıcak havalarda salon sporlarına yönelmek olacaktır. Sabah erken saatlerde yapılan egzersizler kahvaltı öncesi olduğundan kişinin bir şeker hastalığı yoksa bir bardak şekerli süt ya da meyve suyu içmesi iyi olacaktır. Uzun süreli bir açlıkla egzersiz yapılmasını uygun değildir. Akşam saatlerinde de yemekten üç saat sonra egzersiz yapılmasını öneriyoruz. Yemek sonrası dolu bir karınla spor yapmak uygun olmayacaktır. Yazın enfeksiyonlara dikkat edinYaz döneminde dikkat edilmesi gereken en önemli nokta, enfeksiyonların ortaya çıkması. Temiz olmayan sular, yeterli miktarda yıkanmayan sebze ve meyveler, yazın daha fazla bozulmaya eğilimli özellikle mayonez gibi gıdalar, yol açtıkları ishal ile vücuttaki sıvı ve tuz dengesini bozar. Hastalar ishal nedeniyle kalp krizi geçirebilir. Çünkü ishaller nadiren de olsa ciddi tansiyon düşüklüklerine neden olabilmektedir. Hastaların bu konuda da dikkatli olmaları, hijyenlerine dikkat etmeleri çok önemlidir. Özellikle sıvı kaybettirici enfeksiyon hastalıklarına yakalanmamaları hayati önem taşır. Alkolü AzaltınYaz aylarında alkol tüketimi de artmaktadır. Alkol, özellikle sıcak ortamla birleştiği zaman çok tehlikeli durumları da beraberinde getirebilmektedir. O nedenle tüketilecekse, kişilerin alkol miktarı düşük olan içkilere yönelmelerini öneriyoruz. Eğer mutlaka içilecekse günde iki kadehin üzerine çıkmamalıdır. Özellikle bilinen bir kalp hastalığı olan kişiler yüksek miktarda alkol içeren içeceklerden uzak durmalıdır. Hafif Gıdalarla BesleninYaz dönemi diyete daha rahat bakılan bir dönemdir. Sıcak iklimlerde vücut metabolizması hızlandığı için yaz mevsimi, zayıflama ya da ideal beslenme için çok uygundur. Yaz ayları özellikle sebze ve meyvelerin daha da çeşitlendiği bir dönemdir. Bu dönemi, kolesterolü yüksek ve şeker hastalığı olan kişiler için bir fırsat olarak değerlendiriyoruz. Sıcak havalarda özellikle ağır gıdalardan kaçınılması çok önemli. Yaz aylarında şeker hastalarını bekleyen bir tehlike de şeker açısından çok zengin olan meyve tüketiminin artmasıdır. Şeker hastalarının makul ölçülerde meyve tüketmesini öneriyoruz. www.memorial.com.tr/ |
Tarih: 11:03, 3/7/2009 Kategori: Saglik |
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı |
|
Yazın Saç Bakımı İçin 20 Pratik Öneri
 Güneşin yakıcın etkisi saçlarınızdaki nemi azlatır, kurumaya neden olur. Havuz suyunun kloru ve denizin tuzu saçları zayıflatır.
Saçlarınızı yazın olumsuz etkilerinden korumak ve sağlıklı görünmesini sağlamak için neler yapmalısınız?
Güneşin yakıcılığı saçlarınızı kurutur, havuz ve deniz tuzu zayıflatır. Bu nedenle saçlarınıza yazın daha özen göstermelisiniz
Saçlarınızı güneşten korumak için rahat şapka, bandana kullanın. Şapkanın saçlarınızı sıkmamasına özen gösterin. Uzun süre güneşte kalacaksanız ve başınıza bandana takmak ya da şapka giymek istemiyorsanız dışarı çıkmadan önce saçlarınıza güneş koruyucu krem kullanın. Eğer dışarıdaysanız ve saçlarınıza güneş koruyucu krem uygulamayı unuttuysanız saçlarınızı zaman zaman ıslatın.. Saçlarınıza sürdüğünüz güneş koruyucu kremi eve gidince yıkamayı ihmal etmeyin. Yazın saçlarınıza, saç kurutma makinesi, saç kıvırma makinesi gibi çok fazla 'sıcak' uygulamalar yaptırmayın.. Eğer yaptırmak zorundaysanız saçlarınızın sağlığını koruyan ürünleri kullandıktan sonra yaptırın.. Çok sıcak duş almayın ya da saçlarınızı çok sıcak suda yıkamayın. Ilık su kullanın, aşırı sıcak saçınızı ve derinizi kurutabilir, cildinize zarar verebilir. Yeterince su almanız saç sağlığınız ve genel sağlığınız için önemli.. Bu nedenle ihtiyacınız olan suyu aldığınıza emin olun.. Saçlarınızı kurutacak alkol içeren ürünleri kullanmaktan sakının. Saçlarınızı koruyan doğal ürünleir tercih edin. Saçlarınızı daha az yıkayın, şampuan saçlarınızdaki nemi azalmasına neden olabilir. Her gün saçlarınızı besleyen ve koruyan bir ürün kullanın. Eğer saçlarınızı sıkça yıkama gereksinimi hissediyorsanız kuru saçlar için geliştirilen ürün kullanın. Yaz için hassas nemlendiricili bir şampuan kullanın. Havuza veya denie girmeden önce saçlarınızı ıslatın, bu saçınızın deniz tuzunu veya klorun daha az emilmesini sağlar. Havuza ya da denize girdikten sonra, tuz veya koloru arıtıcı şampuan kullanın. Saçlarınızda hiç kalıntı kalmadığından emin olun. Saçlarınızı düzenli yıkamazsanız havuzun kloru saçlarınızı kurutur. Her 6 haftada bir saçlarınızı uçlarından kestirin, sıcak havalarda nem sebebiyle saçlarınız daha hızlı uzar ve aşırı sıcaktan kıvrılır. Saç ürünlerinde 'dolgun' ibaresi bulunanlar ürünleirn fazla nem içerdiğini ifade eder. Yazın bu ürünleri kullanın. Saçlarınız karışıyorsa örgü yapın veya toplayın. Kıvrılan bölgelere düzeltici uygulayabilirsiniz. Uyurken saçlarınızı toplamanız veya plastik birşeyle sarmanız saçınızın nemini yitirmemesini sağlayabilir. Saçlarınız yeterince neme sahipse, saçlarınızı soğuk suda yıkayabilirsiniz. Bu saçlarınızın ekstra parlak ve dolgun görünmesini sağlar. |
Tarih: 10:00, 3/7/2009 Kategori: Guzellik Bakim |
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı |
|
Çanakkale Truva Atı (TROY)
 MUTLAKA GÖRMENİZİ TAVSİYE EDERİM ÇANAKKALE İSKELE MEYDANINDA GEZİLMEYE DEĞER BİR YER YOLUNUZ DÜŞERSE GEZİCEK GÖRÜCEK BİRÇOK TARİHİ ESER BULUNMAKDADIR.. Çanakkale'nin en merkezi caddesinde iki yıldır sergilenmekte olan bu at ünlü aktör Brad Pitt’in başrolünü oynadığı ''Troy'' filminde kullanıldıktan sonra 2004 yılında bu şehre getirtildi.
Bir kadın düşünün. Dünyanın en güzel kadını bu. Yunan mitolojisine göre, yani Homeros'un İlyada destanında yer alan bu güzel kadının ismi Helen. Destana göre güzel Helen Troia yani TRUVA Savaşı'na neden oluyor. 10 yıl kadar süren evliliğini bırakıp Truva Prensi Paris ile kaçıyor çünkü. Bunun üzerine kocası Menalus tarihteki en büyük Yunan ordusu ile Agamemnon komutasında efsanelere konu olacak savaş için Truva'ya gidiyor. Ayrıca bütün Yunan krallarına haberci göndererek, Helen’in kurtarılması için yardım istiyor.
Akhalılar, Truvalılar ile 10 yıl boyunca savaşıyor. Savaşlarda bir sonuç elde edilemeyince, Truva'yı ancak bir savaş hilesiyle alabileceklerini düşünüp, savaşı bırakıp, evlerine dönecekleri izlenimini yaratıyorlar. Bunun üzerine Akhalılar, büyük bir tahta at yaparak Truvalılar’a hediye olarak sunmaya karar veriyor. Zafer sarhoşu Truvalılar, hediyeyi kabul ederek kutlamalara bile başlıyor. Gece herkes uyuduğunda, tahta atın içine gizlenen Akhalı askerler,dışarı çıkıp şehrin kapılarını açarak Akhalılar’ın şehri ele geçirmesini sağlıyor. Ve zafer onların oluyor.
Hiç aklımıza gelir miydi bu atın dünyanın en güzel kadını Helen için, daha doğrusu çok büyük bir aşk için on yıl süren savaşları sona erdiren bir meta olduğu ? İşin ilginç yanı bu savaşı sembolize eden ve sergilenen Truva atının herkesin bilmediği başka bir yönü daha var. Çanakkale’ye getirtilen fiberglastan yapılmış Troia Atı’nın montajı için Almanya’dan da özel bir ekip geldi. Montaj ekibinde yer alanlardan biri de Alman Mühendis Erik Ludwig idi.  Çalışmalar sırasında Ludwig, bu ekibe ve kendisine tercümanlık eden Semra Beder ile tanışıp arkadaş oldu. Zaman geçtikçe montaj sırasındaki arkadaşlıkları çok büyük bir aşka dönüşen çift, 13 Temmuz 2005 tarihinde evlendi ve şu an Çanakkale'de yaşıyor. Alman Mühendis Erik Ludwig, -''Düşünün ki binlerce yıl önce bir savaş olacak. Truva Atı bu savaşın kaderini değiştirecek. Daha sonra savaşı konu alan bir film çevrilecek. Bu filmde kullanılan at sergilenmek üzere Çanakkale’ye getirilecek. Biz birbirimizle tanışacağız ve evlenerek mutlu olacağız. Truva Atı'nın savaşı değiştirdiği gibi bizim de kaderimizi değiştirmesi çok ilginç'' diyerek halen atamadığı şaşkınlığını dile getiriyor.
Gerçekten çok ilginç..Nereden nereye ? Böyle büyük bir aşkın ve savaşın filmi çekiliyor. Bunu sembolize eden bir at var ve bu atın montajı sırasında dünyanın bir ucundan öbür ucuna uzanan bir aşk daha gerçekleşiyor. http://anfaengerwriter.blogspot.com

|
Tarih: 09:51, 31/5/2009 Kategori: Tarih |
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı |
|
YAZ MEYVELERİ
 Havaların ısınmasıyla birlikte çarşı ve pazarlarda da yaz meyveleri kendini göstermeye başladı.
Kış mevsiminin kısıtlı meyvelerinden sonra yaz meyvelerinin canlılığı bedenimiz üzerindeki etkilerini gösterir. Ancak yaz meyvelerinin bir dezavantajı tüketirken ölçülerimizin kaçmasıdır. Bu yazıda sizlerle yaz meyvelerini ve besin değerlerini paylaşmak istiyorum.
Çilek, tadına ve kokusuna dayanamadığımız meyvelerden sadece bir tanesi. 100 gr. da 37 kalori içerir. Kalorisi düşüktür ancak miktar olarak bu kadarla kalınmıyor. Bir de tatlandırmak için üzerine şeker veya pudra şekeri eklenirse o zaman meyveden çok tatlı kategorisine girer ve miktarın sınırlanması gerekir. 100 gr. çilekte günlük ihtiyacımızı karşılayacak kadar C vitamini vardır. Alerji problemi yoksa sınırlı dönemde tüketilen çileğin tadına varmak gerekir.
Erik, en sevdiğimiz meyvelerden biri. 100 gr. da ortalama 50 kalori içerir. Bir porsiyon tüketmek için 10 adet yeterlidir. Tadını güzelleştirmek için tuz kullanılmamalıdır. Havalar da sıcakken hipertansiyon riski artabilir. meyvenin kendisi yeterli miktarda sodyum içerir. Birçok vitamini bünyesinde barındırdığı için tercih edilmesi gereken meyvelerden biridir.
Kiraz, ‘beni ye sapıma dön’ söyleminin sahibidir. Bunun en önemli sebebi kirazın diüretik olması yani vücuttan su atımını sağlamasıdır. Dikkat edilmesi gereken en önemli noktalardan biri kirazın kalorisidir. 100 gramında ortalama 70 kalori içerir. Bir meyve için çok düşük olduğu söylenemez. Ortalama 12 adet kiraz bir porsiyon için yeterlidir. Meyve bile olsa fazlası kilo alımına neden olabilir
Karpuz, yaz aylarının vazgeçilmezidir. Hem ana öğünler hem de ara öğünler için tercih edilir. Haklı bir nedeni var aslında . çok sulu bir meyve olması sebebiyle büyük ölçüde sıvı ihtiyacını karşılar. Ancak yine de suyun yerini tutmadığı unutulmamalıdır. Karpuzun 100 gramında 26 kalori vardır. Son derece düşüktür . ancak karpuzla ilgili bilinmeyen bir bilgi karpuzun en yağlı meyve olmasıdır. Çok düşük olsa da bu gerçektir. Ara öğünde tüketilecekse yarım ay şeklinde bir dilim karpuz yeterlidir . ancak ana öğünde yanında peynir ve ekmek yenilecekse 2 dilim kadar tüketilebilir . hepimizin yazın en sevdiği menülerden biridir. Özellikle diyetlerde… ancak yanıda tüketilen peynir ve ekmeğin ölçüsü önemlidir. Peynir 2 dilimden ( 60 gr. ) ekmekte 3 dilimden fazla olmamalıdır. Yoksa diyet öğün değil normal bir öğün yerine geçer .
Kavun, karpuza göre daha tatlı bir meyvedir. Bu tatlılığını da kalorisinde gösterir. 100 gramında 33 kalori içerir. 1 porsiyon ölçüsü yine yarım ay kadardır. Ortalama büyüklükte bir kavunun 1 / 8 i kadar . Bu meyveler öğünlerin yanında tüketildiği zaman öğünün kalorisini yükseltirler. Bu nedenle 1 porsiyonu yeterlidir. Tatlı ihtiyacını gidermek için çok iyi bir alternatiftir. Şekerli hamurlu tatlılar yerine tercih edilmelidir.
Armut, yavaş yavaş raflarda görünmeye başladı bile . Biraz şekerli meyvelerimizden biri daha. 100 gramında 61 kalori içerir. Ancak bu kalorisi yenmemesini gerektirmiyor. Özellikle kabuklu tüketildiğinde lif ( posa ) ihtiyacını karşılamak için iyi bir kaynaktır. Ara öğünler için daha uygundur. Kan şekerinin dengede kalmasına yardımcı olur.
Bu güzel yaz meyvelerinin yararlarını görebilmemiz için mümkün olduğu kadar çeşitlilik sağlanmalıdır. Günlük ihtiyacımız olan 3-5 porsiyon meyve ihtiyacını ne kadar çeşitli meyveden sağlamış olursa o kadar çeşitli vitamin ve etkilerini görmüş oluruz.
|
Tarih: 19:37, 24/5/2009 Kategori: Sifali Bilgiler |
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı |
|
|